DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 3172540,03%
Ankara

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Admin

Admin

07 Aralık 2022 Çarşamba

Kılıçdaroğlu: Ronaldo ve Messi Türkiye için oynayacak

Kılıçdaroğlu: Ronaldo ve Messi Türkiye için oynayacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Saray Türkiye’sine karşı başka bir Türkiye vizyonu açıkladık. Bu Türkiye için 70 kişilik ekip 7 gün 24 saat çalışacak ve dünyanın en iyileriyle çalışacak.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulunda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi üzerinde yaptığı konuşmada, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 88’inci yıl dönümünü kutlayarak, TBMM’de, hangi partiden olursa olsun çok daha fazla kadın milletvekilinin olmasını arzu ettiğini söyledi.

Bütçenin, bir ülkenin ekonomisi açısından en temel yasa olduğunu ve anayasada, bütçe teklifinin yasalaşması için özel bir prosedür olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, eskiden bakanlar kurulunun bütçeyi Meclis’e sevk ettiğini, ardından da başbakanın Meclis’e gelerek her türlü eleştiriye karşı bütçesini savunduğunu, şimdi ise hükumetin bütçe için Meclis’e bile gelmediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum’un “Bu tek kişilik hükumettir” dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, “Tek kişilik hükumetse parlamentoya gelecek, onuruyla kendi bütçesinin arkasında duracak ve bütçesini savunacak. Parlamentoda, atamayla gelmiş olanların, halkın oy vermediği kişilerin bu kürsüye çıkıp bizden oy istemesi kadar abes bir şey yok. Sayın Cumhurbaşkanı gelecek, ‘benim bütçem şudur, ben şunları yapacağım’ diyecek ve bütçesinin arkasında duracak. Bütçesinin arkasında hükumet yok. Atanmışlar buraya gelmiş bize bütçeyi sunuyorlar.” eleştirisinde bulundu.

Bakanların çoğunun da atanmış olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Talimat almadan hiçbir bakan parmağını bile kaldıramaz. Çünkü hiçbirisinin yetkisi yok. Yangın söndürmeye gidiyorlar, ‘Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla yangını söndürmeye başladık’ diyorlar. Talimat gelmese yangını söndürmeyecek misiniz? Söndürmezler.” dedi.

Kılıçdaroğlu, bir ülkenin geleceği için bütçenin çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Biz paranın nerelere harcandığını bilmiyoruz. Parayı harcayan irade buraya gelmeyince biz hangi bütçeyi konuşacağız? ‘Bütçe’ diye geldiler, burada anlattılar, ağızlarından bal akıyor ama çıkın sokağa tam tersi bir tablo… Sarayda oturan kişi, halkın arasına inmeyen kişi halkın derdini bilemez. İkili bir yapı çıktı ortaya; bir halk, bir saray. Seçilen bir Cumhurbaşkanının parlamentoya gelip kendi bütçesini savunmaması her şeyden önce parlamentoya saygısızlıktır.” ifadelerini kullandı.

Bakanların “seçilmiş” değil “atanmış” oldukları için “Meclisi takmadığını”; 29 Kasım itibarıyla bakanlarca cevaplanmayan soru önergesi sayısının 701 olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, bu duruma tüm milletvekillerinin itiraz etmesi gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’u eleştirirken kullandığı “Başkan diyemez. Çünkü başkanı başkan yapan yine aynı irade” sözleri üzerine AK Parti’li bazı milletvekilleri “Biz seçtik başkanı” diye bağırdı.

AK Parti sıralarına dönerek, “Ben nasıl seçtiğinizi de çok iyi biliyorum, sizin de nasıl milletvekili seçildiğinizi de çok iyi biliyorum” karşılığını veren Kılıçdaroğlu, kendisine tepki gösteren AK Parti’li milletvekillerine “ağlamayın” diye yanıt verdi.

“RONALDO VE MESSİ TÜRKİYE İÇİN OYNAYACAK”

Parlamentonun kabul ettiği bütçenin yasalara uygun olarak harcanıp harcanmadığının Sayıştay tarafından denetlendiğini hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, Sayıştayın, 315 kamu kurumunun faaliyet raporlarına baktığını ancak 17 kurumun faaliyet raporunun hiç yayımlanmadığını ileri sürdü.

Kamu-Özel İş Birliği projelerini eleştiren Kılıçdaroğlu, “Dolar garantisi veriyorsunuz, avro garantisi veriyorsunuz; dolar garantisi verdiğinize Amerika’daki enflasyonu da bu milletin sırtına yıkıyorsunuz, avro garantisi verdiğine Almanya’daki enflasyonu da bu milletin sırtına yıkıyorsunuz. Diyorlar ya ‘dünyada enflasyon var’ diye. Dünyada enflasyon var da siz o enflasyonu getirip bizim milletin sırtına yıkıyorsunuz.” diye konuştu.

Devlet harcamalarının neye göre yapıldığını bilmeleri gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Devletin temeli hukuk ilkelerinden yola çıkar, yani belirliliktir. Üç kuralı vardır belirliliğin; hukuk normlarının belirli olması lazım, bilinebilir olması lazım, öngörülebilir olması lazım. Cumhurbaşkanlığı makamı ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Devlet İhale Kanunu’na tabi değil, Harcırah Kanunu’na tabi değil, Taşıt Kanunu’na tabi değil, Kamu Konutları Kanunu’na tabi değil, Kamu İhale Kanunu’na tabi değil, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na tabi değil, hiçbirine tabi değil bunlar. Peki, biz yetki vermişiz, parayı nasıl harcıyorlar? ‘Efendim, yönetmelik var.’ Siz hiç Resmi Gazete’de bir yönetmelik gördünüz mü? Görmediniz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de “sarayda yaşayanlar ve sarayın dışında yaşayanlar” diye ikili bir yapının oluştuğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, bir yanda beşli çetelerin, bir elleri yağda bir elleri balda olanların yaşadığı bir Türkiye olduğunu diğer yanda ise günlük hayatta kalma kavgasının yaşandığı, milyonlarca yoksul ve aç insanın bulunduğu bir Türkiye olduğunu savundu.

“Bu saray Türkiye’sine karşı başka bir Türkiye vizyonu açıkladık. Bu Türkiye için 70 kişilik ekip 7 gün 24 saat çalışacak ve dünyanın en iyileriyle çalışacak.” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir futbol ligindeki gibi anlatayım size, malum, Dünya Kupası var. Ronaldo ve Messi Türkiye için oynayacaklar ve birinci Türkiye’nin ikinci Türkiye’yi sadakaya bağlama programını yırtıp atacaklar. O Türkiye’de dijital teknoloji, yapay zeka, makine öğrenimi, finansal teknolojiler ve yeşil enerji var. Herkes daha iyi bir yaşam, daha iyi bir düzen için çalışacak. Çocuklara yeni bir Türkiye hayalini vereceğiz. Yeni bir siyaset üstü anlayışla ve liyakatle Türkiye’yi büyüteceğiz. O Türkiye’nin takımında siyasiler de var, siyaset üstü insanlar da var. Orada Daron Acemoğlu da var, Hakan Kara da var, Jeremy Rifkin de var, Refet Gürkaynak da var, Hacer Foggo da var, bizim bu işin uzmanları ve bilim insanları var. Şampiyonlar ligi takımı karşısında gözleri ışıldayan fotoromanlar var, vallahi tam bir amatör küme var karşımızda. Hor gördükleri, üstten baktıkları, vergilerini, en temel haklarını gasbettikleri o ikinci Türkiye, bu yarattıkları saray Türkiye’sini yenecek ve göreceksiniz, daha açık, daha net söyleyeyim; hak gelecek, batıl zail olacak.”

KAYNAK: AA
Devamını Oku

CHP’li isimden toplantıya olay yorum: ‘Dış güçler ile bağlantılı’ iddiasını düşündürür

0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İkinci Yüzyıla Çağrı Buluşması toplantısında açıkladığı ekonomi danışmanları tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Toplantı birçok yönüyle değerlendirmeye konu olurken uzman isimler Haber7’ye kritik açıklamalarda bulundu.

HAKAN BAYRAKÇI: BU, YETERSİZLİK GÖSTERGESİ GİBİ ALGILANIR

SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı, yaptığı açıklamayla CHP’ye eleştirilerde bulundu. Sunumun iyi olduğunu ancak 3 noktada eleştiride bulunduğunu belirterek şunları söyledi:



“Türkiye’de bu tür ekonomik açıklamaları liderler yapar. Bu 50 yıldır böyledir. Turgut Özal, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan hep kendisi açıklamıştır. Tüm liderler ekonomik açıklamaları topluma kendisi yaparlar. İlk defa, bir muhalefet liderinin başka uzman seviyesinde ekonomik açıklamalar dinledik. Bu seçmen kitlesinde olumlu algı oluşturmaz. Şunu düşünürler, ‘kendisi bilmiyor mu ki başkalarına açıklatıyor.’ Bir yetersizlik göstergesi gibi algılanır.”

“İKTİDARIN  “DIŞ GÜÇLER” İDDİASINI DÜŞÜNDÜRÜR”

Yurt dışı ağırlıklı bir danışman grubu oluşturmasının AK Parti’nin ‘dış güçler’ ve ‘muhalefet yurt dışı bağlantılı’ eleştirilerinin pekiştireceğini vurgulayan Hakan Bayrakçı, “Yurt dışında yaşayan insanları konuşturursanız,  iktidarın size yönelttiği ‘CHP’nin yurt dışı kaynaklı bağlantısı var’, ‘Yurt dışı sizi yönlendiriyor’, ‘dış güçler’ iddiası da toplum nezdinde düşündürür. İkinci problem algı olarak, ‘Türkiye’de bu işin uzmanları bitti mi ki, bu kadar yurt dışından insanlarla çözümler aranıyor’ diye düşünülür. Toplumda böyle bir algı oluşur, konuşulur, masaya yatırılır. İktidar der ki; ‘Siz yurt dışı kaynaklı adamlarla mı bu ülkeyi kurtaracaksınız.’ Onun için ‘Kemal Derviş’ hatırlatmaları falan yapılıyor.” diye konuştu.

“SOMUT BİR ÇÖZÜM YOK”

Üçüncü görüşünü de aktaran Bayrakçı, CHP’nin toplantıda çözüm sunamadığını kaydetti ve “Bunu biraz ben söylüyorum. Ama toplumda böyle bir algı oluşturur mu bilmiyorum. Konuşma içeriklerinin yüzde 90’ı şöyle yapıldığı için şu sonuç çıktı şeklindeydi. Ağırlık eleştiriydi, oysaki toplum çözüm bekliyor. Çözümlerini söylemek zorundalar mı? Demirel’in dediği gibi ‘Söyleyelim de kopya mı çeksinler’ diye söyleyecek olursa muhalefet, o zaman da şu düşünülür; siz çözümlerinizi anlatmak zorunda değilsiniz, çözümlerinizin olduğuna dair işaretler vermek zorundasınız. Bir takım çözüm göstergesi ve işaretleri yok değildi, vardı. Fakat elle tutulur somut bir çözüm yoktu.” diye konuştu.

“CHP’NİN VİZYON TOPLANTISI, EMPERYALİZMİN KAYBETTİĞİ MEVZİLERİ GERİ ALMA HAMLESİDİR”

Uğur Mumcu’nun ağabeyi Avukat Ceyhan Mumcu, CHP’nin açıklanan ekonomi danışmanlarının izleyicilere saygı duymadığını belirterek, “Vitrin süsü gibi, klasik panellerden farklı olarak teknolojiyi kullanarak göstermelik bir olay. Oysa ki her şeyin bir geleneği vardır. O geleneğe göre, kişilerin bir araya gelerek izleyiciye saygı gereği orada bulunmak zorundaydılar. Aslı Baykal’ın paylaştığı Atatürk’ün ‘Hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!’ sözünü paylaşmış. Ona çok katılıyorum. Kurucu genel başkan M. Kemal Atatürk olsaydı, böyle bir vizyon toplantısı yapmazdı. Hem “M. Kemal’in askerleriyiz diyorsun” hem de M. Kemal’in gösterdiği yoldan 180 derece zıt işler yapıyorsun. Bu da başka bir samimiyetsizlik. “ açıklamasında bulundu. 

“İKNA KABİLİYETİ BAŞARISIZ”

Küresel ısınma ve kuraklık ile ilgili konuşan Jeremy Rifkin’in ikna başarısının olmadığına dikkat çeken Mumcu, “Jeremy Rifkin, herkesin bildiği şeyleri anlattı” dedi.


İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız” diyen CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın açıklamasına da değinen Mumcu, “İstanbul Sözleşmesi’ni neden çok istiyorlar? Türkiye’yi denetleme imkanı veriyor.” tepkisini gösterdi.

“CHP’NİN VİZYON TOPLANTISI, EMPERYALİZMİN KAYBETTİĞİ MEVZİLERİ GERİ ALMA HAMLESİDİR”

IMF’den alınan paranın sanki ödenmeyecekmiş gibi bir algı oluşturulduğunu kaydeden Mumcu, alınan kredilerin ödenmek zorunda olduğunu ve IMF müfettişlerinin Türkiye’nin tepesine çörekleneceğini belirtti. CHP’nin toplantısının ’emperyalizmin kaybettiği mevziyi geri alma hamlesi’ olduğunu söyleyen Mumcu, sözlerine şunları ekledi:

“IMF’ye gelince, ‘IMF’den kaynak bulduk, kredi aldık.’ diyorlar. O tarafı güzel. Daha sonra o krediler ödenecek. İstanbul Sözleşmesi’nde olduğu gibi IMF’nin müfettişleri de tepemize çöreklenip Türk milletini ve devletini teftiş edecekler. CHP’nin vizyon toplantısı, emperyalizmin kaybettiği mevzileri geri alma hamlesidir.”

ABD’Lİ DANIŞMANI, BÜYÜKELÇİ TAVSİYE ETMİŞ

Öte yandan CHP’nin ‘vizyon’ toplantısı hakkında Haber7’ye çarpıcı açıklamalarda bulunan CHP’li eski milletvekili Mehmet Sevigen ise Jeremy Rifkin’in ABD’li Büyükelçi tarafından tavsiye edildiğini aktarmıştı.

Mehmet Sevigen, çarpıcı bir açıklamada bulunarak, Biden’ın muhalefete destek olacağını belirtmesinin ardından Jeremy Rifkin’in tavsiye edildiğine dikkat çekmiş ve ABD’li danışman ile yapılan sözleşmenin açıklanması çağrısında bulunmuştu.

KAYNAK: HABER7
Devamını Oku

Merkez Bankası’ndan enflasyon açıklaması

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kasım ayında tüketici yıllık enflasyonundaki gerilemeyi enerji ve temel mal grupları sürüklerken, aylık bazda gıda grubu fiyat gelişmelerinin öne çıktığını belirtti.

TCMB, Kasım ayına ilişkin “Aylık Fiyat Gelişmeleri” raporunda şöyle denildi:

“Tüketici fiyatları kasım ayında yüzde 2,88 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,12 puan düşerek yüzde 84,39 olmuştur. Bu dönemde tüketici yıllık enflasyonundaki gerilemeyi enerji ve temel mal grupları sürüklerken, aylık bazda gıda grubu fiyat gelişmeleri öne çıkmıştır. Yıllık enflasyon temel mallarda tüm alt gruplarda düşüş kaydetmiştir. Enerji yıllık enflasyonu baz etkisiyle gerilerken, bu grupta aylık artış da nispeten ılımlı seyretmiştir. Gıda grubu yıllık enflasyonundaki yükselişte taze meyve ve sebze kaleminin yanı sıra süt ve süt ürünleri fiyatları öne çıkmakla birlikte grup geneline yayılan artışların devam ettiği izlenmiştir. Bu dönemde hizmet grubunda yıllık enflasyon kira ve haberleşmede yükselirken diğer alt gruplarda gerilemiştir. Kiraların mevsimsel etkilerden arındırılmış aylık artış oranı ise yavaşlamıştır. Elektrik, doğal gaz imalatının yanı sıra rafine petrol ürünleri ile ana metal sanayi fiyatlarındaki düşüşler öncülüğünde üretici fiyatlarında aylık artış oranı önemli ölçüde yavaşlamış, bu doğrultuda üretici yıllık enflasyonu gerilemiştir. Bu görünüm altında,  mevsimsellikten arındırılmış verilerle B ve C göstergelerinin aylık değişimlerindeki yavaşlama sürmüş, yıllık enflasyonlarında düşüş kaydedilmiştir. 

DEĞERLENDİRMELER

Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 2,88 oranında artmış ve yıllık enflasyon 1,12 puan azalarak yüzde 84,39 olmuştur. Bu dönemde B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları sırasıyla 0,83 ve 1,54 puan azalarak yüzde 76,18 ve 68,91 olarak gerçekleşmiştir. 

Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bir önceki aya göre gıda grubunun katkısı  0,87 puan artarken, temel mal, enerji ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,98, 0,93 ve 0,09 puan  azalmıştır. Alkol-tütün-altın grubunun katkısı ise belirgin bir değişim göstermemiştir. 

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, son dönemde B ve C endekslerinde aylık artışlarda gözlenen yavaşlama C endeksinde daha belirgin olmak üzere her iki endekste de devam etmiştir.

Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan hizmet sektörü ve temel mallarda zayıflarken, işlenmiş  gıdada yükselmiştir.

Hizmet fiyatları kasım ayında yüzde 2,18 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 0,48 puan artarak yüzde 60,72 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde yıllık enflasyon kira ve haberleşme hizmetlerinde yükselirken, diğer alt gruplarda gerileme kaydetmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, kira alt grubunda aylık artış bir önceki aya kıyasla yavaşlamıştır. Haberleşme alt grubunda fiyatlar telefon görüşmesi ve internet ücretleri belirleyiciliğinde yüzde 2,96 oranında artarken, bu grupta yıllık enflasyon yüzde 29,17’ye yükselmiştir. Diğer hizmetler alt grubunda fiyatlar aylık bazda yüzde 1,41 oranında yükselmiş, bu gelişmede bakım-onarım, eğlence-spor hizmetleri, ev içi hizmetler ve sigorta hizmetlerinin etkisi hissedilmiştir. Ulaştırma hizmetlerinde fiyatlar görece yatay seyretmiş, grup yıllık enflasyonu 1,54 puan gerilemiştir. Yemek hizmetlerinin sürüklediği lokanta-otel grubunda fiyatlar yüzde 3,18 oranında artmış, yıllık enflasyon baz etkisiyle yüzde 80,30 seviyesine gerilemiştir. 

Temel mal grubunda yıllık enflasyon 3,54 puan düşüşle yüzde 76,11 olmuştur. Bu dönemde, yıllık enflasyon tüm alt gruplarda gerilemiştir. Dayanıklı mal fiyatları (altın hariç) kasım ayında yüzde 2,46 oranında artarken, bu gelişmeyi beyaz eşya, mobilya ve otomobil kalemleri sürüklemiştir. Dayanıklı mal alt grubunda yıllık enflasyon baz etkisiyle 2,97 puan azalmış ve yüzde 89,50 seviyesine gerilemiştir. Benzer bir şekilde, diğer temel mallarda bu dönem yüzde 2,17 oranında fiyat artışı gözlenirken, yıllık enflasyon 3,74 puan azalışla yüzde 81,64 olarak gerçekleşmiştir. Bu alt grubun fiyat artışında, kişisel bakım ürünleri ve ev ile ilgili temizlik malzemeleri öne çıkmaya devam etmiştir. Giyim ve ayakkabı alt grubunda fiyatların mevsimsel eğiliminin aksine bu dönemde aylık bazda yüzde 1,54 oranında gerilemesiyle, yıllık enflasyon 4,41 puan düşüşle yüzde 36,22 olmuştur. 

Enerji fiyatları kasım ayında yüzde 1,28 ile son aylara kıyasla düşük bir oranda artmış, grup yıllık enflasyonu baz etkisiyle 10,06 puan azalarak yüzde 118,00 seviyesine gerilemiştir. Aylık artışta akaryakıt fiyatlarında gözlenen yükselişin (yüzde 1,19) etkisi hissedilmiştir. Bu dönemde uluslararası propan ve bütan fiyatlarındaki gelişmeleri takiben tüp gaz fiyatlarında (yüzde 2,73) artış gerçekleşmiştir. Kasım ayında şebeke suyu fiyatları ise yüzde 3,33 oranında yükselmiştir. 

Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon kasım ayında 3,50 puan yükselerek yüzde 102,55 olmuştur. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 5,00 puan artışla yüzde 97,24, işlenmiş gıdada ise 2,03 puan yükselişle yüzde 107,35 olarak gerçekleşmiştir. İşlenmemiş gıda grubunda mevsimsellikten arındırılmış veriler bu dönemde taze meyve ve sebze fiyatlarındaki yükselişin hızlandığına işaret etmiştir. Diğer işlenmemiş gıda kaleminde başta süt fiyatları olmak üzere pirinç, patates ve bakliyat fiyatlarındaki artışlar dikkat çekmiştir. İşlenmiş gıda fiyatlarında görülen yüzde 5,86 oranındaki artışta çiğ süt fiyatlarının yansımalarının izlendiği peynir ve diğer süt ürünleri başta olmak üzere, ekmek-tahıllar, katı-sıvı yağlar, alkolsüz içecekler ile konserve sebze ürünlerinin etkisi öne çıkmıştır. 

Alkollü içecekler ve tütün ürünleri grubunda fiyatlar tütün ürünleri kaynaklı önceki aydan sarkan etkilerle yüzde 3,19 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 5,61 puan artışla yüzde 83,49 olmuştur. 

Yurt içi üretici fiyatları kasım ayında yüzde 0,74 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 21,67 puan azalışla yüzde 136,02 olmuştur. Bu gelişmede, döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki ılımlı seyrin etkileri hissedilmiştir. Ana sanayi gruplarına göre bakıldığında, yıllık enflasyon enerjide daha belirgin olmak üzere, tüm alt gruplarda azalış göstermiştir. Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde, bu dönemde elektrik, doğal gaz imalatı, rafine edilmiş petrol ürünleri ve ana metal sanayi fiyatlarında düşüş gözlenirken, diğer madencilik ve taş ocakçılığı, deri, kâğıt ve inşaat ile bağlantılı olan metalik olmayan mineral ürünleri fiyat artışları ile öne çıkmıştır.”

Devamını Oku

Yeni “tosuncuk kardeşler” vakası: 300 milyon TL’lik vurgun yapıp kaçtılar

Yeni “tosuncuk kardeşler” vakası: 300 milyon TL’lik vurgun yapıp kaçtılar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kolay para kazanmak isteyenlerin düştüğü saadet zincirlerine bir yenisi daha eklendi. Samsun ve Konya’da faaliyet gösteren 2 erkek kardeş, birçok kişiyi yurt dışında borsada yazılım yaptıkları ve kar payı verdikleri vaadiyle ağlarına düşürdü. Samsun Barosu’na kayıtlı Avukat Berivan Yaralı, ilk etapta 25 mağdurun şikayet dilekçelerini Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletti. Konu hakkında savcı tarafından 2022/41594 nolu birleştirilmiş soruşturma başlatıldı.

Mağdurların çoğunun kamu görevlisi olduğu ve saadet zinciri sisteminin içerisinde zanlılar E.P. ve E.P. kardeşlerin kamu bankasında çalışan anne ve eşinin de yer aldığı iddia edilen saadet zincirinde 300 milyonluk vurgun yapıldığı ileri sürüldü. Avukat Berivan Yaralı, söz konusu şüphelilerin yakalanması ve cezalandırılması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade ederek, konu hakkında açıklamada bulundu.

“EKİM AYINDA BÜYÜK VURGUN YAPIP KAÇTILAR”

Zanlıların sitem içine aldıkları mağdurlara daha fazla kişiye ulaşmak için ilk aylarda düzenli ödeme yaptığını ifade eden Av. Berivan Yaralı, “Olay 1,5 sene önce Konya kaynaklı 2 kardeşin başlatmış olduğu bir proje. Konya ve Samsun’da birçok mağdur söz konusu. Samsun’da yaşayan kardeşle burada güven ilişkisine dayalı etrafındaki birçok kişiyi sisteme dahil ediyor. Yurt dışı kaynaklı borsa oynadıklarını, kardeşinin Konya’da yazılımcı olduğunu, Amerika’da bir borsa şirketine yazılım tasarlayıp, kiraya verdiklerini, bu sebeple çok para kazandıklarını ifade ediyorlar. Ortalama aylık yüzde 8-10 civarında yatırdıkları para kadar vatandaşlara ödeme yapacaklarını vadederek, 1,5 sene sistemi yürütüyorlar. İlk etapta sisteme dahil ettikleri vatandaşlara bu paraları ödüyorlar. Daha sonrasında, ‘tekrar para yatırın, daha çok kazanın’ vaadiyle çok fazla kişiyi mağdur ediyorlar. Bize şu anda 25 kişi yazılı başvuru yaptı. Sayının çok daha fazla olduğu ifade ediliyor. Mağdur vatandaşlar en son ekim ayı içerisinde son büyük vurgunu yaparak Samsun’dan uzaklaşıyorlar. Kişilerin, birileri tarafından saklandığı söyleniyor. Bana ulaşan 25 kişi ile birlikte Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet başvurusunda bulunduk. Konu hakkında soruşturma başlatıldı. En kısa zamanda faillerin bulunmasını umuyoruz” dedi.

“VURGUNUN BÜYÜKLÜĞÜ 300 MİLYON TL CİVARINDA”

300 milyon TL’lik bir vurgundan söz edildiğinin altını çizen Berivan Yaralı, “Vurgunun büyüklüğü bize söylenen 300 milyon TL civarında. Sistem, daha önce de gündeme gelen saadet zincirlerine benziyor. Zanlılar, yurt dışındaki şirketlere dolar yatıracakları, daha sonra bu parayı TL’ye çevirip vatandaşlara ödeme yapacakları vaadiyle nitelikli dolandırıcılığa başvuruyorlar. İlk etapta 25 kişilik bir suç duyurusunda bulunduk. Yeni başvurular da gelmeye başlıyor. Kaçan zanlılara ulaşamadıkça, suç duyurusunda bulunan insanlar artıyor. Zanlıların İstanbul’da olduklarını duyuyoruz” diye konuştu.

“FAİLLERİN ANNESİ VE EŞİ KAMU BANKASINDA ÇALIŞIP, MAĞDURLARA KREDİ ÇIKARTMIŞ”

Mağdurlardan birçoğunun sisteme zanlıların eşi ve annesi tarafından kamu bankasından aldıkları kredi ile girdiğini de belirten Yaralı, şunları söyledi:

“Faillerden E.P.’nin eşi A.P., bir devlet bankasında çalışıyor. Bu olayı banka personelleri dahil, bankanın büyük yatırımcı olan müşterilerine, ‘Sizlere yüksek kredi çıkartabilirim, garantili bir iş, risk yok’ diye birçok insana kredi vererek saadet zincirine girmelerine neden oluyorlar. Söz konusu zanlı 2 kardeşe yardım ve yataklık yapan herkesten şikayetçi olundu. Olayın başrolünde 2 erkek kardeş, anne babaları ve eşleri ile bir de eski iş arkadaşları bulunuyor. 2 erkek kardeşin annesinin de Konya’da bir devlet bankasında yetkili bir memur olduğunu ve sisteme birçok kişiyi dahil ettiğini biliyoruz. Şahısların babasının bu paralardan elde ettiği gelirle aldığı lüks arabalarla sosyal medyada fotoğraflar bizlere ulaştı. Akrabalar ve birkaç galerici de söz konusu çete dahilinde. Tüm bu söz konusu kişileri şikayet dilekçemizde belirttik.”

KAYNAK: İHA
Devamını Oku

ASELSAN ve TUSAŞ devler listesinde

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya genelinde COVID-19 salgınının neden olduğu sorunlara rağmen küresel silah satışları artışını sürdürdü. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) “SIPRI En Büyük 100 Silah Üretici ve Askeri Hizmet Şirketi 2021” adlı raporuna göre savunma sektöründeki en büyük 100 şirketin 2021’de silah ve askeri hizmet satışları bir önceki yıla göre yüzde 1.9 artışla 592 milyar dolara ulaştı. Böylece satışlar son 7 yıldır art arda artmış oldu. 

LİSTEDE 2 TÜRK

Savunma sektöründeki en büyük 100 şirketin yer aldığı listede ASELSAN 56’ncı sırada, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) da 84. sırada yer aldı. Raporda, geçen yıl artışın bir önceki yıla göre daha yüksek olduğuna dikkat çekilirken, söz konusu artışın Kovid – 19 öncesi dört yıl ortalaması olan yüzde 3.7’lik artışın altında kaldığı belirtildi.

ÇİNLİ ŞİRKETLER LİSTEDE

Rapora göre, küresel silah satışları 2015’ten bu yana istikrarlı bir şekilde artarken, SIPRI, Çinli şirketleri ilk kez yıllık listesine dahil etti. Rusya – Ukrayna savaşının dünyadaki silah şirketleri için tedarik zinciri sıkıntılarını arttırdığına yer verilen raporda, Batılı ülkeler için Rusya’nın silah üretiminde kullanılan hammaddelerin önemli bir tedarikçisi olduğu vurgulandı.

AVRUPA SİLAHLANMAYA DEVAM EDİYOR

SIPRI raporuna göre, cirosunu yükselten bölgelerin başında ise yüzde 4,2’lik artışla Avrupa geliyor. Üstelik bu veriler, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı 24 Şubat 2022 öncesine ait.

SIPRI raporuna göre Rusya’nın başlattığı savaş Avrupa ve ABD’de silahlara olan talebi anormal ölçüde arttırdı. “Ukrayna’ya gönderilen silahlar ABD ve Avrupa ülkelerinin envanterinden çıktı ve bu eksiklerin tamamlanması gerek” diyen Liang, “Siparişlerin artacağından eminiz, ancak bu durum 2022 mali tablolarına kazanç olarak yansır mı, bunu net bir şekilde söylemek için erken” söyleminde bulundu.

Bugün itibarıyla Avrupa’da, siparişlerin büyük oranda artacağı öngörüsünde bulunan tek savunma sanayi şirketi Almanya merkezli Rheinmetall. Şirket, Ukrayna’ya zırhlı araç gönderecek ülkelerin, bu açıklarını kapatmak için siparişlerini 2023’te yüzde 30 ila 40 oranında artıracağını tahmin ediyor. Siparişler konusunda bir sıkıntı görünmüyor, ancak zaman konusunda zorluklar yaşanabilir.

KRİTİK KAYNAK: ZAMAN

Buna en iyi örnek ABD’de üretilen Javelin tanksavar füzeleri ile ilgili siparişler. Washington yönetimi 2022’nin Ekim ayına dek Ukrayna’ya 8 bin 500 adet Javelin füzesi gönderdi. Bu da üç ila dört yıllık bir üretim süresine denk geliyor.

Şiao Liang, bu durumun silah üreticileri için önemli bir sorun olduğunu belirterek, “Daha fazla sipariş aldıkları doğru ama bunun altından kalkıp, ürünleri zamanında teslim edebilecekler mi?” sorusunu dile getiriyor.

Ukrayna Savaşı uzadıkça, Batı ülkelerinin Ukrayna’ya daha ne kadar silah desteği sağlayacağı sorusu da önem kazanıyor. Liang’ın bu konudaki düşünceleri şöyle: “Bazı ülkelerin şimdiden dengeyi sağlamaya çalıştığını görüyoruz. Kendi ihtiyaçları ile Ukrayna’ya destek arasında bulunması gereken bir denge bu. Ancak şunu da biliyoruz ki, stoklar azalmaya başladı ve bunların yeniden doldurulması lazım”.

Avrupa Birliği (AB) üyesi bazı ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından silahlanmaya büyük ağırlık vermeye başladı. Örneğin Polonya, asker sayısını beş yıl içinde iki katına çıkarmayı hedefliyor. Finlandiya, hava kuvvetlerine yatırımı önemli ölçüde artırma kararı alırken, Yunanistan, Fransa ve İtalya milyarlarca euro değerinde silah alımı için anlaşmalar imzaladı. Almanya’da ise Başbakan Olaf Scholz, savaşın başlamasından kısa süre sonra ordu için 100 milyar euro bütçe ayrılacağını duyurmuştu.

RUS ŞİRKETLERİNDE DURGUNLUK

Peki Rusya silah endüstrisinde durum ne? Rus silah sanayi kazancını 2021’de çok az da olsa artırdı. Ancak Liang’a göre bu yeni bir gelişme değil. SIPRI raporu, bunun temelinde Rus hükümetinin 2016 yılında askeri endüstriye verdiği üretimi artırma direktifi olduğunu vurguluyor.

Raporda, Rusya’nın Ukrayna’ı işgalinin ise silah sanayi savaşı desteklemek zorunda olduğu için bu gidişatı tersine çevireceği belirtiliyor.

Rusya’da güncel olarak bazı silahların üretimi için gerekli olan parçaların eksikliği yaşanıyor. Ülkeye Batı tarafından uygulanan ekonomik ambargolar nedeniyle Rusya çip ve yarı iletken ithalinde büyük sorunlarla karşı karşıya. Söz konusu parçalar, özellikle tank ve füze imalatı için vazgeçilmez öneme sahip.

YÜKSEK TEMPOLU ÇİN VE ORTA DOĞU

Asya ve Orta Doğu bölgelerine bakıldığında ise en hızlı büyümenin Orta Doğu ülkelerinde olduğu görülüyor. Bu bölgede üretim yapan beş silah şirketi, küresel çapta en büyük 100 şirket arasında 2021’de en büyük büyüme rakamlarına ulaşan firmalar oldu.

Asya’da bir süredir görülen Çin’in silah sanayi alanındaki yükselişi de hız kesmeden devam ediyor. Söz konusu ülke son yıllardaki atılımlarıyla, ABD’nin ardından dünyada en fazla silah üreten ikinci ülke konumuna yükseldi. Silah satışlarındaki artış, aynı zamanda Çin ordusu donanımının modernizasyon çapını ve Pekin’in tüm silah kategorilerinde dış dünyadan bağımsız olma hedefini gözler önüne seriyor. Çin, 2017-2021 yılları arasında, Hindistan, Mısır ve Cezayir’in de yaptığı gibi silahlarının büyük kısmını Rusya’dan ithal etmişti.

SIPRI raporunu kaleme alan isimlerden Şiao Liang, süregelen Ukrayna Savaşı’nın küresel silah piyasasını nasıl etkileyeceğinin şu an için belirsiz olduğuna dikkat çekiyor. Ciro verilerini iyi takip etmek gerektiğini belirten Şiao Liang, söz konusu savaşın silah endüstrisinin dinamiğini gelecek yıllarda da etkilemeye devam edeceğini ifade ediyor.

KAYNAK: MİLLİYET
Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.